2 Ekim 2019 Çarşamba

KARA'NIN TESLİMİYETİ, 21 Eylül 2084, Perşembe

Kara kendisini Met'e ilk teslim edişi ve onu ilk işgali sırasındaki görünüşü ve kişiliği için tarihin karakterlerinden herhangi birini seçebilirdi. Truvalı Helen'i seçebilirdi, Mata Hari'yi seçebilirdi, Hipaşa'yı seçebilirdi, Marie Curie'yi seçebilirdi. Daha yeni figürlerle tasarlanmış bir lider gibi kurgu bir karakter de seçebilirdi, örneğin Sharon Stone'un tenini ve zihnini ve onun altında Angela Merkel'in bedenini ve ruhunu taşıyan kurgu bir karakter de seçebilirdi. Ama tartışmalı bir burnu ve özgül bir güvü olan Kleopatra'yı seçmişti. Kara'nın kendisi bile seçiminin nedenini anlayamıyordu. Niçin diğer birçok kraliçeden ve politikacıdan, bilim insanından veya sanat yıldızından ya da ünlü ve geçmişte kalmış herhangi bir kadın değil de Kleopatra?

Neden, Kleopatra'nın rulo yapılmış bir halı içerisinde Sezar'a teslimi hakkındaki gerçek veya söylentiye dayalı sahne olabilirdi. Kara sanal bir burun ameliyatı gibi küçük değişiklikler yaparak Kleopatra'nın gerçek görünümünü kullanmayı tercih etmemiş, Sharon Stone'la karıştırılmış bir Elizabeth Taylor görüntüsünü kullanmayı seçmişti. İstenen karakter, atmosfer ve senaryo modüllerini tasarlamak için, bir işlem zaman sınırı vermeden, yapay zekâ işlemcilerini çalıştırmıştı. Sonuç Kara'nın beklediğinden daha iyiydi ve Met Kara önünde belirdiği anda ona âşık olmuştu. Kara bir halının içine saklanmamıştı ama teni en çekici bölgelerini gösteren ve gizleyen kırmızı kurdelelerle sarılmıştı. Kurdeleler öyle başarılı tasarlanmıştı ki, Kara'ya bakmakta olan Met ya da herhangi bir başkası onun inanılmaz özelliklerini yaşamın ve aşkın kusursuz bir kitabını okur gibi okuyabilirdi. Kırmızı kurdeleleri izleyerek Kara'yı ve ya Kleopatra'yı görmek, anlamak, keşfetmek ve işgal etmek mümkündü. Nihai sonucun Met'in Kara'ya tam teslimiyeti ve itaati olması bekleniyordu.

Kırmızı kurdelenin ucu Kara'nın dudaklarındaydı, Met ona usulca orada dokundu ve kurdelenin ucunu tuttu. Kara ıslak dudaklarıyla Met'in parmağını öptü. Met kurdeleyi kaldırmaya başladı. Kara'nın boynunu birkaç kez dolanıyordu. Met izlemekte olduğu kadının kusursuz resmine baktı. Kurdelenin ucunu belli belirsiz çekti. Kara, Met'in tüm isteklerine uymaya hazır olduğunu gösteren itaatkâr bir bakışla, inledi. Met Kara'nın boynundaki basıncı artırarak ve gevşeterek kurdeleyle birçok kez oynadı. Oyundan ikisi de etkileniyordu. İlk birkaç saniyenin bir dizi hareketiyle birlikte, diğer alternatiflerin peşinden gitme fırsatını kaybetmişlerdi. Artık Kara'nın tenini saran kurdelenin üzerine yazılmış senaryoyla bağlanmışlardı.

Met oyuna bir süre Kara'nın boynunda devam etti. Kurdeleyi yavaşça ama sürekli olarak çekmeye başladı. Kara'nın gözleri Met'in gözlerine kilitlenmişti. Met onun tanrısıymış, kurdelelerin sahibiymiş, teninin sahibiymiş, bedeninin sahibiymiş, zihninin sahibiymiş, ruhunun sahibiymiş, onun sahibiymiş gibi; teslimiyetle bakıyordu. Met'in Kara'ya veya herhangi bir başka kişiye sahip olmak gibi bir niyeti yoktu ama anlaşılamaz bir duygu onu kırmızı kurdelelerin yolları üzerinden Kara'ya doğru çekiyordu. Kendisine senaryoyla verilmiş rolüne devam etti. Kırmızı kurdelenin yolundaki kritik yerlerine ulaşabilmek için Kara'nın duruşunu birkaç kez değiştirdi. Kara'nın bakışları ve teslimiyeti değişmedi. Tüm isteklerine sessizce ve onu olabildiğince fazla mutlu etmeye çalışarak uydu. Met Kara'nın bedenini çevreleyen kırmızı kurdeleyi izlerken kadının ve erkeğin tarihini keşfetti. Kurdelenin Kara'nın teninde dokunduğu her nokta, zihinlerinde özgül bir yansıma buldu. Deneyimleri ilerledikçe, aralarında hazzın ve acının, zihnin ve ruhun ortak bir anlayışı ortaya çıktı. Yakınlıkları, bağlantıları, ısıları, işgalleri, teslimiyetleri her an arttı. Kırmızı kurdeleyi; uzaylarında ve zamanlarında, evrenlerinde kaderlerini yaşıyorlarmış gibi izlediler.

Kara kendisini gözleriyle tam olarak teslim ettiği zaman, Met onun boynunu saran kırmızı kurdeleyi gevşetti. Kara'nın teninde kırmızı kurdelenin yolunu izledi. Kırmızı kurdele Kara'nın teninde tek bir noktayı bile atlamıyordu. Omuzlarından memelerine, ellerinden ayaklarına, el bileklerinden ayak bileklerine, belinden yukarısındaki ve aşağısındaki bölgelere, kollarından bacaklarına. Kırmızı kurdele Kara'nın fiziksel varlığında tam bir yolculuk sağlıyordu. Met Kara'nın kurdele yolunda ilerledikçe, Kara'nın iç fiziksel ve zihinsel ayrıntılarıyla tanıştı. Onun kişisel davranış kalıplarına tanık oldu. Kelimelerine ve dokunuşlarına verdiği cevaplarla onun karakterini anlamaya başladı. Kara teninin altında saklı ateş yükseldikçe daha sık inlemeye başladı. Kendisini teni ve bedeniyle, zihni ve ruhuyla, varlığı ve yaşamıyla teslim etti.

"Seni seviyorum Met" dedi.

Sonra Met'in bedeninin ve teninin çevresine kırmızı kurdele sararak yeni senaryoyu hazırladı. Met hazırlık aşamasının her anından hoşlandı. Kara'ın kılavuzluğunda kendi deneyimini yaşamayı dört gözle bekliyordu. Geçmişlerini ve geleceklerini, yaşanmış ve henüz yaşanmamış tarihleri, evrenlerinin bilinen ve henüz bilinmeyen sırlarını keşfedeceklerdi.

Kara'nın Met'i işgali Kara kendini teslim ettikten ve Met kendini teslim etmeye hazır olduktan sonra başladı. Kara Met'in tenindeki ve zihnindeki, bedenindeki ve ruhundaki her noktada dikkatle çalıştı. Sonsuz yaşamındaki kusursuz eşini bulabilmek için onu yeniden tasarlaması gerekiyordu. Acele etmedi. Met'e baktı. Met'in tenini büyük bir zevkle inceledi. Sonra kırmızı kurdelenin senaryosunu izlemeye başladı.

Kara oyunu Met'in boynunda başlattı. Kurdeleyi yavaşça ama sürekli olarak çekmeye başladı. Met'in gözleri Kara'nın gözlerine kilitlenmişti. Kara onun tanrısıymış, kurdelelerin sahibiymiş, teninin sahibiymiş, bedeninin sahibiymiş, zihninin sahibiymiş, ruhunun sahibiymiş, onun sahibiymiş gibi; teslimiyetle bakıyordu.
Kara'nın Met'e ve evrenindeki tüm diğer kişilere sahip olmak için planları vardı. Tanıdık bir duygu onu kırmızı kurdelelerin yolları üzerinden Met'e doğru çekiyordu. Kendisine senaryoyla verilmiş rolüne devam etti. Kırmızı kurdelenin yolundaki kritik yerlerine ulaşabilmek için Met'in duruşunu birkaç kez değiştirdi. Met'in bakışları ve teslimiyeti değişmedi. Tüm isteklerine sessizce ve onu olabildiğince fazla mutlu etmeye çalışarak uydu. Kara Met'in bedenini çevreleyen kırmızı kurdeleyi izlerken erkeğin ve kadının tarihini keşfetti. Kurdelenin Met'in teninde dokunduğu her nokta, zihinlerinde özgül bir yansıma buldu. Deneyimleri ilerledikçe, aralarında hazzın ve acının, zihnin ve ruhun ortak bir anlayışı ortaya çıktı. Yakınlıkları, bağlantıları, ısıları, işgalleri, teslimiyetleri her an arttı. Kırmızı kurdeleyi; uzaylarında ve zamanlarında, evrenlerinde kaderlerini yaşıyorlarmış gibi izlediler.

Kara'nın teslimiyeti Met'in işgaliydi. Met'in teslimiyeti Kara'nın işgaliydi. Teslimiyetleri ve işgalleri, haz ve acı tanımlarıydı. Teslimiyetleri ve işgalleri, yaşam ve ölüm tanımlarıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder