2 Ekim 2019 Çarşamba

DÜŞÜNCELERİN KAYDEDİLMESİ, 25.01.2084, Salı

Üzerinde çalışılan ve ışık hızında yaratılan düşünceleri bazı yöntemlerle kaydetmek her zaman mümkün olmuştu ama metinler, görüntüler, sesler ve bunları kullanan dinamik çoklu ortam araçlarıyla doğrudan iletişim kurulması; düşüncenin, düşünmenin, paylaşmanın, temas kurmanın, değişmenin, iletişim kurmanın, etkileşimde bulunmanın ve yaşamanın anlamları için yeni bir çağ tanımlamıştı. Düşüncelerin mekanik yazıyla kaydedilmesi tarihte çok önemli bir dönüm noktası olmuştu ve tüm mevcut türlerin geleceğini etkilemişti. Düşüncelerin gelişmiş elektrik araçlarıyla doğrudan kaydedilmesi, iletişimin ve ışık hızında yaşamanın yeni bir dönemini belirledi. Artık insanlar için ışığın ve düşüncelerin bir denizinde yaşamak çok zordu. Bu zorluk karanlığa yeni güçler verdi. Karanlık, düşünceleri kullanmakta ışıktan daha başarılı görünüyordu. Meri ışık ve karanlık arasındaki dengelerin sürekli iletişimin yeni çağında fazla değişmemiş olduğunu görünce pek şaşırmadı. Karanlık düşüncelerin özellikleri ve etkileri, kâğıt üzerine basılan ve dağıtılan fiziksel dokümanlarda ve iletişim ağları üzerinde hazırlanan ve paylaşılan siber dokümanlarda çok farklı değildi. Yaşama biçimleri hızla değişiyordu ama insanlar hayatta kalabilmek, yeni yollar bulmak ve izlemek için değişmeyi başaramıyorlardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder