2 Ekim 2019 Çarşamba

BEN BİR ROBOT DEĞİLİM! 3 Eylül 2083, Cuma

Meri babasından dinlemiş ve daha sonra çalışmaları sırasında yararlanmış olduğu; insan doğrulama sistemleri araştırmalarını, tartışmalarını, uygulamalarını, bulgularını ve gerçekleştirme süreçlerini hatırladı. Yapay zekânın ilkel uygulamalarının saptanması başlangıçta pek zor değildi. Geniş bir yaş, uzmanlık ve kültür aralığından insanlar; en iyi YZ ünitelerinin bile hemen her zaman başarısız olduğu testleri kolayca geçebiliyorlardı. Ancak, teknolojiler geliştikçe, insanlar zorluklarla karşılaşmaya başladılar. YZ kadar hızlı öğrenemiyorlardı ve sistemler kullanılmalarını insanlar için zorlaştıracak şekilde büyük bir hızla değişiyorlardı. Yine de kolay bir çözüm vardı. Sistemlerin tüm aşamaları, belli belirsiz bir ilk düşünceden başlayıp kullanımdan kaldırma ve kapatma son evresine dek, yapay zekâ tarafından yönetiliyordu. Fakat insanlar tarafından her zaman kişisel olarak kullanılması gereken bir sistem vardı. Robot olmadıklarını ispat etmek için karmaşık algoritmalardan geçmek. İnsan Doğrulama Sistemleri, İDS'lerden biri Meri'nin babasının profesyonel yaşamının sonunu getirmişti. Henüz gençti ve üzerinde uzmanlaşmış olduğu sistemlere katkıda bulunmak için çok daha uzun süre çalışabilirdi ama artık İDS testlerini geçemiyor, kendi çalışma alanına ve dev veri kümelerine erişemiyordu. Meri babasını daha önce böyle umutsuz bir durumda hiç görmemişti. Yüzünde çok üzgün bir ifade ve gözlerinde derin bir acıyla şöyle demişti:

"Ben bir robot değilim! Ama bunu ispat edemiyorum."

Yaşlı değildi ama insanları robotlardan ayırmak için yerleştirilmiş ince numaraları görecek ve anlayacak kadar genç de değildi. Meri babasına yardım etmeye çalışmıştı, verdiği ipuçlarıyla babası testi birkaç kez geçebilmişti. Ama yeniden güven kazanmayı ve devam etmeyi başaramamıştı. Bir süre sonra, vazgeçmişti.

"Robotlar artık testi geçebiliyorlar, ben geçemiyorum. Böyle bir dünyada çalışmayı reddediyorum. Emekli olacağım ve robotların insanlarla oynamasını seyredeceğim."

Meri babasına sarıldı ve onu öptü.

"Biliyorsun, YZ sisteminde senin kendi kızın tarafından yaratılmış pek çok özellik var. Yapay zekânın insanlarla oynamakta, insanların insanlarla oynamakta olduğundan daha başarılı olabileceğine inanamıyorum. Ayrıca doğanın ve evrenin canlı ve cansız tüm öğeleriyle oynuyorlar."

Babası sevgi dolu gözlerle bakarak Meri'yi kucakladı.

"Güzel kızım, dahi, iyi kızım. Dünyanın ve diğer insanların senin kadar kusursuz olabilmesini çok isterdim. Merkezi yönetim sistemimizde içeriye ve dışarıya sızıntılar olduğuna dair ciddi şüphelerim var. Artık hiçbir şeyden emin değilim. Ama geleceği kabul edilebilir sınırlar içinde tutmak için elinden geleni yapacağını biliyorum. Yaşadığım sürece seni desteklemeye çalışacağım. Sistemi geliştirmek ve sana kalacak işi kolaylaştırmak için daha fazla çalışabilmeyi isterdim."

"Bir robot olmadığını biliyorum" dedi Meri.

"O zaman İDS'ye bunu anlamasını söyle, belki YZ yaratıcısını duyabilir ve anlayabilir."

Güldüler. İkisi de gelecekleri hakkında endişeliydiler. Meri babasının geride kalmakta olduğunu hissediyordu. Babasından daha ileriye gitmeyi hiçbir zaman istememişti, fakat böyle olmuştu. Babasından o güne dek alabilmiş olduklarını, artık geleceğe taşımaya çalışacaktı.

"YZ'nin senin kim olduğunu anlamasını sağlamanın bir yolunu bulacağım."

Gözlerinde yaşlarla güldüler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder