Meri babasından dinlemiş
ve daha sonra çalışmaları sırasında yararlanmış olduğu;
insan doğrulama sistemleri araştırmalarını, tartışmalarını,
uygulamalarını, bulgularını ve gerçekleştirme süreçlerini
hatırladı. Yapay zekânın ilkel uygulamalarının saptanması
başlangıçta pek zor değildi. Geniş bir yaş, uzmanlık ve kültür
aralığından insanlar; en iyi YZ ünitelerinin bile hemen her zaman
başarısız olduğu testleri kolayca geçebiliyorlardı. Ancak,
teknolojiler geliştikçe, insanlar zorluklarla karşılaşmaya
başladılar. YZ kadar hızlı öğrenemiyorlardı ve sistemler
kullanılmalarını insanlar için zorlaştıracak şekilde büyük
bir hızla değişiyorlardı. Yine de kolay bir çözüm vardı.
Sistemlerin tüm aşamaları, belli belirsiz bir ilk düşünceden
başlayıp kullanımdan kaldırma ve kapatma son evresine dek, yapay
zekâ tarafından yönetiliyordu. Fakat insanlar tarafından her
zaman kişisel olarak kullanılması gereken bir sistem vardı. Robot
olmadıklarını ispat etmek için karmaşık algoritmalardan geçmek.
İnsan Doğrulama Sistemleri, İDS'lerden biri Meri'nin babasının
profesyonel yaşamının sonunu getirmişti. Henüz gençti ve
üzerinde uzmanlaşmış olduğu sistemlere katkıda bulunmak için
çok daha uzun süre çalışabilirdi ama artık İDS testlerini
geçemiyor, kendi çalışma alanına ve dev veri kümelerine
erişemiyordu. Meri babasını daha önce böyle umutsuz bir durumda
hiç görmemişti. Yüzünde çok üzgün bir ifade ve gözlerinde
derin bir acıyla şöyle demişti:
"Ben bir robot
değilim! Ama bunu ispat edemiyorum."
Yaşlı değildi ama
insanları robotlardan ayırmak için yerleştirilmiş ince
numaraları görecek ve anlayacak kadar genç de değildi. Meri
babasına yardım etmeye çalışmıştı, verdiği ipuçlarıyla
babası testi birkaç kez geçebilmişti. Ama yeniden güven
kazanmayı ve devam etmeyi başaramamıştı. Bir süre sonra,
vazgeçmişti.
"Robotlar artık
testi geçebiliyorlar, ben geçemiyorum. Böyle bir dünyada
çalışmayı reddediyorum. Emekli olacağım ve robotların
insanlarla oynamasını seyredeceğim."
Meri babasına sarıldı
ve onu öptü.
"Biliyorsun, YZ
sisteminde senin kendi kızın tarafından yaratılmış pek çok
özellik var. Yapay zekânın insanlarla oynamakta, insanların
insanlarla oynamakta olduğundan daha başarılı olabileceğine
inanamıyorum. Ayrıca doğanın ve evrenin canlı ve cansız tüm
öğeleriyle oynuyorlar."
Babası sevgi dolu
gözlerle bakarak Meri'yi kucakladı.
"Güzel kızım,
dahi, iyi kızım. Dünyanın ve diğer insanların senin kadar
kusursuz olabilmesini çok isterdim. Merkezi yönetim sistemimizde
içeriye ve dışarıya sızıntılar olduğuna dair ciddi şüphelerim
var. Artık hiçbir şeyden emin değilim. Ama geleceği kabul
edilebilir sınırlar içinde tutmak için elinden geleni yapacağını
biliyorum. Yaşadığım sürece seni desteklemeye çalışacağım.
Sistemi geliştirmek ve sana kalacak işi kolaylaştırmak için daha
fazla çalışabilmeyi isterdim."
"Bir robot olmadığını
biliyorum" dedi Meri.
"O zaman İDS'ye bunu
anlamasını söyle, belki YZ yaratıcısını duyabilir ve
anlayabilir."
Güldüler. İkisi de
gelecekleri hakkında endişeliydiler. Meri babasının geride
kalmakta olduğunu hissediyordu. Babasından daha ileriye gitmeyi
hiçbir zaman istememişti, fakat böyle olmuştu. Babasından o güne
dek alabilmiş olduklarını, artık geleceğe taşımaya
çalışacaktı.
"YZ'nin senin kim
olduğunu anlamasını sağlamanın bir yolunu bulacağım."
Gözlerinde yaşlarla
güldüler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder