Merilia'nın içinde uzun
süredir kuşkulu bir tedirginlik vardı. Bir yanlışlık, yolunda
gitmeyen bir şeyler olmalıydı. Met'i Ten'den kurtarmak için çok
uğraşmış, sonrasında Anılar deneyimi ve bellek kaybı nedeniyle
yeni bir sorunla karşılaşmış olsa da, o dönemde Kara'nın etki
alanının dışına çıkarmayı başarmıştı. Ama öyküsünde
onu rahatsız eden bir durum vardı. Aylarca çalışıp tüm
ayrıntıları düşünmüştü, çok zorlanmıştı. Yine de çok
kolay olmamış mıydı bu iş? Ten Sistemi'yle dünyanın önemli
bir bölümünü kontrol edebilen birine böyle kolay ulaşılabilir,
basit bir enerji operasyonuyla gücü etkisizleştirilebilir miydi?
Kara'nın koruyucularının olmaması mümkün müydü? Ten Sistemi
Meri'nin Met'i kurtarmasına özellikle, bilerek ve isteyerek izin
vermiş olabilir miydi? Peki bunun nedeni ne olabilirdi? Kara'nın
bilinçaltı Met'i gerçekten sevdiği için onun zarar görmesini
önlemek mi istemişti? Merilia ile aralarında bu yüzden gizli bir
ortaklık mı kurulmuştu? Kara, Meri'ye yardım etmiş, koruma
sistemini bilerek mi yanıltmıştı?
Meri, Kara'nın kişisel
güvenlik sisteminin araştırmaya değer bir konu olduğunu düşündü.
Kuşkuları doğru olmasa bile bununla ilgili ayrıntıları
öğrenmek, hem bundan sonra karşılaşacakları tehlikeleri
öngörebilmek, hem de Kara'nın kişisel gücünün ve Ten
Sistemi'yle genişlettiği etki alanını daha iyi anlamak için
katkı sağlayabilirdi. Kara'nın koruyucularını araştırmaya
karar verdi.
Meri tarihte kişilerin
rollerinin önemli olduğuna, ancak geleceği insanlığın ortak
iradesinin belirlediğine inanırdı. Met'in de böyle düşündüğünü
biliyordu. Doğaya ve yaşama değer veren herkesin, bu ortak bilince
ve güce saygı duyması gerektiğini düşünüyorlardı. Ne yazık
ki bu konuda aykırı yaklaşımlar, kişisel çıkarlar ve hırslar,
yoldan çıkıp korkunç uçlara gitmeye hazır kalabalıklar da
vardı. Oria'nın bazı sorunları olmasa Kara'ya böyle koşulsuz
teslim olmayabilirdi. Meri'nin nedenlerini bilemediği gelişmeler
onu Kara'ya tümüyle bağımlı bir duruma getirmiş olmalıydı.
Kendi tenini korumak için Kara'ya koşulsuz uymayı kabul etmiş,
onun güvenliğini sağlamak için bir koruma ağını kurup
sürdürmeyi Oria üstlenmiş olabilir miydi? Meri, Ten'i
etkisizleştirmek için Kara'nın yanına gittiği sırada Oria'nın
nerede olduğunu, neler yaptığını merak etti. Kısa bir
araştırmadan sonra Oria ve Kara'nın güvenlik bağlantısını
bulabildi. Oria, gözlerinde büyük bir korkunun izleri, Kara'yla
konuşuyordu.
"Kara, korkuyorum,
Meri'yi tanıyorum, neler yapabileceğini biliyorum, Met'i de artık
tanıdım, biliyorum. Sen riskleri benden iyi görüyorsun, bu oyunu
oynama. Tenlerimizi yitirmeyi göze alamayız."
Sözleri bitmeden yüzünde
büyük bir acının izleri belirdi. Kara önerilerden ve
eleştirilerden hoşlanmazdı. En iyiyi, en doğruyu ve en güzeli
gören ve bilen o olduğu için; yaptıklarıyla ve düşündükleriyle
ilgili hiçbir yorumu duymaya katlanamazdı. Bir ara Meri çok daha
küçük bir söz için Kara'nın bir sistem üyesini yükselttiği
acılarla nasıl yavaş yavaş yok ettiğini görmüş, yaptıklarını
izlemeye bile dayanamış, korkunçluğun boyutunu gördüğü anda
akış kanalını kesmiş, hatta yaşananları geçmişin izlerinden
çıkarmak istemişti. Kara ve Oria'nın ilişkisini henüz tam
olarak çözmemişti. Yine de aralarında özel bir bağ olduğunu
seziyor, Kara'nın Oria'ya da ölümcül bir zarar vermeyeceğini
hissediyordu.
"Bana ne yapacağımı
söyleme. Ne yapmayacağımı hiç söyleme. Tenini, yaşamanı bana
borçlusun. Benim verdiklerimin dışında sen bir hiçsin. Bunca
çabama karşın, kendi aklınla bana tensel bir zevk bile vermeyi
beceremiyorsun. Hep sana öğretmem, ne yapacağını tüm
ayrıntılarıyla programlamam gerekiyor. Senin TenSis'in akıllı
sürümlerinden tek farkın acı çekebilmen, bana verebildiğin tek
mutluluk da bu."
Oria'nın yüzündeki
anlamı görünce Meri büyük bir üzüntü duydu. Ona sarılmak,
avutmak istedi. Oria hiçbir zaman güçlü bir insan olamamıştı.
Meri onu anlamaya, geliştirmeye çalışmış, bunu başarmanın bir
yolunu bulamamıştı. Keşke hastanedeyken Oria'ya yardım
edebilseydi. Belki de bu korkunç sonuçların en azından bir bölümü
önlenmiş olurdu.
"Senin zarar görmeni
istemiyorum" dedi Oria. "Meri'nin de zarar görmesini
istemiyorum. Hele Met'in başına bir iş gelirse, ben yaşayamam
Kara. Yaşayamam."
Meri şaşırmıştı.
Oria'yı hiç anlayamamıştı, yine anlayamıyordu. Galiba yaşamın
tüm karmaşıklığı ve çelişkileri Oria'da yansımıştı. Onu
anlamayı başarabilen biri, evrenin milyarlarca yıllık tarihini de
anlamış olacak, belki daha öncelere ulaşmanın yollarını bile
düşünmeye başlayacaktı.
"Benim zarar
göremeyeceğimi biliyorsun. Bu evrende üç kişi kalacaksa, diğer
ikisi Met ve Meri olacak, bunu da biliyorsun. Kaygıların,
düşündüklerin, duyguların, söylediklerin, yaptıkların, hepsi
aptalca. Niçin biraz olsun kendini ve aklını geliştirmiyorsun
Oria?"
Oria gözlerini yere
indirdi.
"Elinden geleni
yapıyorum Kara" dedi. "Senin desteğinle, anlamaya ve yeni
yollar bulmaya çalışarak. Elimden geleni yapıyorum. Bu yüzden
korkuyorum. Yaşamam için senin güvende olman gerek. İşimi iyi
yapmalıyım. Kusursuz bir çözüm bulmaya çalışıyorum."
"Aptalsın ve aptal
kalacaksın. En kötü çözüm, kusursuz olduğu sanılandır.
Kusurların gelişmenin önünü açmada kusursuzluktan çok daha
fazla katkısı vardır. Senin en büyük yararın, bana aptalların
ve kişiliksizlerin nasıl düşüneceğini, neler yapabileceğini,
nasıl kontrol edileceğini göstermen. Met'e ve Meri'ye yaklaşmaya
çalışınca kendini gülünçleştiriyorsun, değersizleştiriyorsun.
Benim için anlamını öldürüyorsun."
Oria teslim oldu. Kara'nın
yüzüne bakmadan "Umarım başına bir iş gelmez Kara"
dedi. "Met'i ve Meri'yi seviyorum. Senden korkuyorum. Ama en
çok, yaşamak istiyorum. Bu yüzden en çok seni seviyorum. Umarım
haklısındır Kara. Umarım haklısındır ve sonsuza dek yaşarsın."
Meri, Kara'nın yüzünde
bir gölge gördü. Ten'i zirvesinde olmalıydı, Kara'yı her
görüşünde güzelliğiyle büyüleniyordu ama şu an bir başkaydı.
Evrenin, zamanın, içlerin ve dışların en uzaklarının, geçmişin
ve geleceğin sonsuzluğunun ötesinde yansıyan ışıklar vardı
yüzünde ve gözlerinde. Peki o gölge neydi? Galiba Kara, Oria'nın
sözlerine hiç değer vermediği halde, kendisinin de hep haklı
olamayacağını biliyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder