Diğerleri yoktu. Tarih;
kadın ve erkek, homojen ve heterojen, içerideki ve dışarıdaki,
yakın ve uzak, küçük ve büyük, yavaş ve hızlı, ufak ve iri,
cüce ve dev, ahmak ve dahi türlerin toplamıydı. Diğerleri yoktu.
Diğerleri vardı.
Diğerleri tarihin belirleyicileriydi. Herkes ve hiç kimseydiler.
Tarihi yazıyor ve okuyor, anlıyor ve görmezden geliyorlardı.
Onlar tarihtiler. Tarih onlardı.
Diğerlerinin diğerleri
yaşamı kendi çıkarları için kullanıyorlardı. Diğerlerinin
yaşamlarının senaryolarını yazıyorlardı. Çürümenin ve soyu
tükenmenin tarihini yazıyorlar ve inşa ediyorlardı. Ölümün
yaşayan temsilcileriydiler.
Diğerleri tarihtiler.
Onlar yaşamdı. Yaşam onlardı. Zamanlarının ve uzaylarının
tarihlerini yazıyorlardı. Evrenlerinin sınırları içinde.
Tarih yaşamdı. Yaşam
tarihi yazmaktı.
Met evrenin büyük
şairlerini hatırladı. Yüzünde ve gözlerinde olağanüstü güzel
bir ifadeyle gülümsedi. O, ışıktı. Duyduğu ve tanımış
olduğu insanlar ışıklardı. Onlar, yaşamdılar. Saygıyla
oturdu. Tarihin güneşlerinin adlarını okudu. Yaşam, güneşlerin
ışıklarıydu.
"Şiir yaşamdır"
diye fısıldadı. Fısıldamış olduğu sözcüklerde, var olan
yaşamlarda yaşayan umutların sonsuzluğunun fısıldamış olduğu
sözcüklere kaydedilmiş işaretleri vardı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder